|
Anisyanın Evi Gidiyorum işte, der gibiydi. Sonra başını yavaşça eğdi. Çantasından bir şeyler çıkarmaya çalışıyordu. Pencerenin kırık aralığından bir defter uzattı. O defterdi. Al bunu! O buraya ait. Birinin hayatı emaneten elime tutuşturulmuş gibi, içimde tuhaf bir endişe uyandı. Onu ne yapacaktım? Gözlerimi defterden ayıramıyordum bir türlü. Sonra başımı kaldırıp, tekrar Feryalle göz göze geldim. Sadece ...
|
|
Kırk Hüzünlü Veda Doğrusunu istersen, her şey bir rüya şimdi. Üzerinden geçen zaman, ayrıntıları silmiş acımasızca. Belki böyle olması daha iyi. Anılar denizinde yeniden yüzemeyecek kadar çelimsizim. Bu yüzden, yazdıklarımı, hatıranı öpmek için uzanan titrek dudaklar olarak kabul et. Ah anne, keşke kalbimde bir genç kızın masumiyeti olsaydı da, dokunaklı sözler edip, kendimi affettirebilseydim sana. lt;br...
|
|
Puslu Akşamlar Kırık bir dal misali Haltinin ayaklarının dibine düşerdim. Hati, Üzülme, derdi. Oğlum seni seviyor. Benden on yaş büyüktü kocam. Bir çocuk gibi kalıyordum onun yanında. Halti ne düşündüğümü biliyormuş gibi, Sen de büyüyüp, onun kadar olacaksın, derdi. Ben hep susardım. Ağzıma koca kilitler vururdum. Ölümden medet umar, dularıma kocaman dilekler asardım. Halti bir Ermeni kızıydı. Suskunluğu da gizl...
|